Yetenek Kaşifi Kitabı

Ekran AlıntısıGeçtiğimiz ay hem iş hem de özel hayatta kullanılabilecek yeni bir model sunan Ozan Dağdeviren’in “Yetenek Kaşifi”  kitabını okudum. Okurken kitabın teori ve pratik olmak üzere iki kısımdan oluşmasını beğendim. Keşke mesleki kitapların çoğu böyle hazırlansa diye düşünmeden edemedim. Teorik kısım işe alım süreci, mülakat türleri, aday psikolojisi gibi konuları içeriyor. Pratik kısımda 7 ilkeden oluşan Zirve Modeli anlatılıyor. Her ilkenin sonunda da kilit ipuçları ve konulara ayrılmış kitap önerileri var. Kitabı okumanızı arzu ettiğim için bugün size kitaptan yalnızca bazı noktalara değineceğim.

Kitapta çoğu şirketin işe alım sürecinde sadece pozisyon odaklı olduğu, adayın organizasyona neler katabileceğinin göz ardı edildiğine yer verilmiş. Katılıyorum. Şirketin en kritik süreçlerinden biri olan işe alım sürecinden adayı tanımaya yönelik sorular sormak yerine ezber sorular sormak büyük hata. İşe alım yapan kişilerin Kilit Performans Göstergeleri nedeniyle (görüşme sayısı, boş pozisyon kapatma süresi vb.), hissetikleri zaman baskısı ve ezber sorular yöneltmeleri karşılığında ezberlenmiş cevaplar almaları yetenekli ve organizasyona becerileri ile katkı sağlayabileceği adayları tanıyabilme ve doğru işe doğru insanı bulma şansını azaltıyor. Adayı tanımaya yönelik sorular sormanın ve adayın önemsenmeyen ilgi alanlarının aslında önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Adayı tanımaya yönelik sorular sormak hem adayı rahatlatıp samimi, doğru cevaplar almanızı sağlıyor hem de ezbere verilen çalışılan cevapları ortadan kaldırıp sizin daha adayı doğru bir gözlemle değerlendirmenizi sağlıyor. Kitapta da modelin 1. ilkesi bunun üzerinde durup okuyucularına güzel öneriler veriyor.

Kitapta anlatılan modelin 6.ilkesinde de değerlerin, ön yargıların önemine yer verilmiş. Bizi biz yapan değerler, ön yargılar… Değerlerimiz davranışlarımızı, algımızı, ön yargılarımızı şekillendirmiyor mu? Koşturup giderken farkında olarak ya da olmayarak değişiyoruz. Özellikle karşımızdaki insanları ya da adayları ön yargılarımızla değerlendirebildiğimizi unutmamak gerekiyor. Bu nedenle objektif olabilmek için işe alım görüşmelerinde kendi değerlerimizi, ön yargılarımızı ara ara sorgulamak, keşfetmek hem kendiniz hem işe alım sürecinin kalitesi için önemli.

Bir diğer önemli husus saygı. İlk gelen adaya nasıl güler yüzlü ve enerjik davranılıyorsa, sabahın verdiği zindelikle dikkat dağılmadan dinleniyorsa son gelen adaya da aynı şekilde davranılmalı, aday saatlerce bekletilmemelidir/unutulmamalıdır. Mutlaka görüşme süreci ile ilgili bilgilendirilmelidir. Konu ile ilgili yazarın güzel bir cümlesini paylaşarak yazıyı noktalıyorum.

“Adayların saygı duydukları şirketiniz, pozisyonunuz, unvanınız ve karar verme yetkisine sahip olmanızdır, “siz” değil.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.